Danıştay “Geçici” Çevre Kirliliğine Dur Dedi.

Danıştay “Geçici” Çevre Kirliliğine Dur Dedi.

Şehir Plancıları Odası’nın açtığı davada Danıştay, “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik”in 4 maddesinin Yürütmesini durdurdu.

 

“Geçici kirlilik, kalıcı kirliliktir.”

İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesi ile, “Projesine uygun olarak inşa edilmiş birinci sınıf gayrisıhhi müesseselere yetkili idarenin gerekli görmesi veya işyeri sahibinin müracaatı halinde, süresi bir yılı geçmemek üzere deneme izni verilebilir. Tesisin özelliğine göre inceleme kurulunun kararıyla bu süre iki yıla kadar uzatılabilir. Deneme izni, bu süreçte açılma ve çalışma ruhsatı yerine geçer” biçiminde bir düzenleme yapılmıştı.

 

Danıştay, bu maddenin yürütmesini şu gerekçelerle durdurmuştur: “Çevre kirliliği ve insan sağlığına az veya çok zarar veren veya vermesi muhtemel olan ya da doğal kaynakların kirlenmesine yol açabilecek gayrisıhhi müesseselerin açılma ve çalışma izinlerinin sıkı sıkıya kurallara bağlanması gerektiğine kuşku bulunmamaktadır. Meskenlerden ve insanların ikametine mahsus diğer yerlerden mutlaka uzakta bulundurulması gereken 1. sınıf gayrisıhhi müesseselerin planlanan biçimde çalışıp çalışmadığının ve doğal kaynakların kirlenmesini önlemek için alınan tedbirlerin yeterli olup olmadığının tesbiti için deneme mahiyetinde faaliyetine bir yılı geçmemek üzere geçici izin verilmesi işin niteliği göz önüne alındığında mevzuata uygun bulunmaktadır. Ancak, açılma ve çalışma ruhsatı yerine geçecek olan deneme izninin, ruhsat alamayacak birçok tesisin faaliyetine devamını sağlayacak biçimde iki yıla kadar uzatılması yolundaki düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır”.

 

Ayrıca, yönetmeliğin EK-2A/3.5 ve EK-2B/3.5 maddelerinin de yürütmesi durdurulmuştur. Gerekçesi “…düzenleme ile maden alanlarının birinci ya da ikinci sınıf gayrisıhhi müessese olarak sınıflandırılması, faaliyette bulunacak alanın hektar olarak büyüklüğü dikkate alınarak yapılmıştır. Faaliyet alanının büyüklüğü esas alınarak yapılan sınıflandırma sonucu, büyüklüğü itibariyle 2. sınıf olarak değerlendirilen bir maden işletmesinin 1. sınıf gayrisıhhi müessese kadar çevre ve toplum sağlığı için risk oluşturabilecek faaliyetleri olabileceği gerçeği karşısında büyüklük esasına göre sınıflandırmanın hukuka aykırı olduğu ve ileride telafisi güç zararlar doğurabileceği sonucuna ulaşılmaktadır”.

 

 

AYRINTILI HABER Şehir Plancıları Odası’nda

Planning and Design Tools

Urban design framework

 

The Urban Design Framework is a design tool that provides a physical interpretation of the City of Perth’s vision and strategies. It helps to ensure that the built environment we create reflects the community’s vision and the Council’s strategies, and it underpins an integrated approach to better physical environments.

The Urban Design Framework focuses on the broad scale and the long term, and sets an overall planning and design context within which more detailed and localised strategies, studies and projects can be coordinated. It also identifies administrative actions, economic initiatives and social initiatives that have a bearing on the creation of a great city.

The Urban Design Framework is not a definitive blueprint or detailed master plan for the city’s growth, and, whilst broad-ranging, it cannot be expected to cover in detail every element required to create a great city. In practice, the Urban Design Framework will provide guidance and illustration on a range of elements that together make up a city environment, which, in turn, will:

• Provide guidance on how development contributes to the city’s identity, structure, common interest and culture, and how such development is described in the statutory planning process

• Increase developers’ appreciation of the expected built form outcomes across the city

• Enable better integration of policy-making regarding public spaces and the public-private interface

• Inspire responsive design of new buildings, spaces and their interfaces, focusing on architectural quality and place-making principles

• Provide Council with a reference tool in the coordination of capital works program to incrementally achieve the built form and public realm vision.

(AN URBAN DESIGN FRAMEWORK - LISA SCAFFIDI)

Design Brief

 

A coherent description by the client to the design team that sets out the desired physical design criteria and outcomes for an urban design project.

 

Used by all developers, including local authorities, to outline their vision and desired design outcomes.

(Urban Design Toolkit – Ministry for the Environment )

 

Urban design guide

 

A guideline that describes in words and illustrations the principles for achieving quality urban design. Design guides can be either non-statutory or statutory in relation to a district plan.

Guiding decision-making and providing a consistent approach on urban design projects. A statutory design guide makes design criteria explicit, provides consistency for the developer and community, and allows for a robust assessment and decision-making process. Design guides may be applied to specific areas, such as character areas, town and city centres, development types (for example, multi-unit housing), or to design issues (for example, design for streetscape quality or safety).

(Urban Design Toolkit – Ministry for the Environment )

Design Code

A precise description of parameters for designing buildings and open space on each lot within a

development, which may also include specification of material and detail. Effectively, this is

three-dimensional form-based zoning.

Used by local councils and private sector developers to control the site planning and design quality on individual lots within a larger development.

(Urban Design Toolkit – Ministry for the Environment )

Urban Design Strategy

A written policy document that describes in words and images a vision for developing a

neighbourhood, town or city

Used to direct the physical development of a neighbourhood, city or town where an overarching vision is required to direct and coordinate different design initiatives.

 

The focus is on general configuration and design direction, design qualities or principles and

their means of implementation. An urban design strategy is based on an appraisal of the

physical context, is informed by community and stakeholder participation, and provides a longterm and high-level comprehensive vision that is the basis for shaping policies and

implementing design initiatives. An urban design strategy may apply at a range of levels: to an entire city or settlement; to a part (for example, a central area design strategy); or to one aspect

(for example, a streetscape or lighting strategy) of either all or part of a town or city. An urban design strategy may be implemented through a range of mechanisms including urban design frameworks for parts of a town or city, district plan policies and rules, design guides, and open space development projects and capital works through long-term council community plans.

(Urban Design Toolkit – Ministry for the Environment )

 

 

Urban Design Framework

A document that describes an overarching vision and the intended outcome for an entire urban area and gives direction to direct subsequent policies and site-specific initiatives within that area.

 

Used in areas undergoing change or where growth or change needs to be promoted. Provides a vision and flexibility to guide large complex projects that are implemented over time. Usually applied to large or complex sites by both the private and public sectors in order to set design, management and delivery parameters.

(Urban Design Toolkit – Ministry for the Environment )

 

 

 

Eşik Sentezi

2. FiZiKi YAPI, DOğAL KAYNAKLAR VE KENTİN MEKAN OLUUMUNU

BELİRLEYEN EKLER

• eğimler, yükselti kuakları, topografya, jeolojik yapı, ve yerleime uygunluk durumu,

tarımsal potansiyeli olan alanlar, su kaynakları, tarımsal sulama alanları, altyapı ve

farklı statüdeki koruma alanlarına ilikin veri katmanları

Bu bölümde, fiziki yapı, doal kayalıklar ve mekan oluumunu belirleyen etmenlere dayalı

olarak, kentin mekansal gelimesini sınırlayan eikler ve gelime potansiyeli olan alanları

ortaya koyacak biçimde eik analizi yapılmaktadır.

lk bölümde eik analizine esas olacak fiziki veriler ve doal kaynaklar ile, altyapı bilgileri ve

koruma statüsünde olan alan ve sınırlar ortaya konulmakta, ikinci bölümde, eiklerin

niteliklerine göre öncelik sıralaması ortaya konularak uygun alanlar aratırılmaktadır.

3.1. FiZiKi YAPI VE DOĞAL KAYNAKLAR

3.1.1. İklim ve Mikroklima

Kentin iklimi insan yaamı ve salıı açısından olumlu özellikler taımakla birlikte yaz

aylarında yaanan kuraklık ve kararsız yaıların sonucu su baskınları gibi riskler söz

konusudur. Yılın büyük bölümü sıcak, açık ve günelidir. Yazları, sıcaklıın yükseldii

günlerde, sıcaklıın olumsuz etkileri dalardan gelen serin esintilerle hafiflemektedir.

Yerleme alanlarının planlanmasında hakim rüzgar yönü göz önüne alınarak hava

akımlarının sürekliliini salayacak yeil akslar yada koridorların oluturulması önem

kazanmaktadır. Vadi tabanları ve toporafyanın bu amaçla deerlendirilmesi, yol sistemi ve

yapı kitlelerinin tasarımda bu faktörün göz önüne alınması gerekmektedir.

Kent’da yazların sıcak ve kurak geçmesi, sıcaklıın daha fazla hissedilmesine insan salıı

üzerinde de olumsuz etki yapmasına neden olmaktadır. Vadi tabanlarında nem oranı daha

yüksektir. Yerleme alanları vadi tabanlarının dıında yer seçmektedir.

 Kentin planlanmasında özellikle havayı kirletici etkileri olan sanayi ve küçük sanayi gibi

kullanıların yerseçiminde, hakim rüzgar yönünde göz önünde bulundurulması önem

kazanmaktadır.

3.1.2. Toporafik Eikler

Planlama alanı akarsuların oluturduu küçük vadiler dıında genellikle düz ve düze yakın

eimli, yer yer dalgalı, engebeli bir topografyaya sahiptir.

Mevcut yerleim alanlarının eimi düükt olup, eim, gelime alanları açısından önemli bir

eik oluturmamaktadır. Bununla birlikte vadilerin özellikle batı yamaçları yerleime elverili

olmayan dik yamaçlardan olumutur. Bu yamaçlar yer yer ulaım balantısına da izin

vermeyecek biçimde diklemekte, vadinin dou ve batısındaki bölge arasında doal bir eik

oluturmaktadır.

3.1.3. Yerbilimsel Veriler, Kayaç ve Zeminlerin Özellikleri

3.1.4. Afet Riskleri, Yerbilimsel Verilere Göre Gelimeye Uygun Alanlar

 Depremsellik

Bayındırlık ve skan Bakanlıı’nca 1996 yılında yayımlanan Türkiye Deprem Bölgeleri

Haritası’nda, Kent 2. derece deprem bölgesinde yeralmaktadır. Kent merkezinde ve

çevresinde depreme neden olan aktif fay saptanmamıtır.

Bayındırlık ve skan Bakanlıı verilerine göre ikinci derece Deprem Bölgesinde yer ivme

deerinin 0.30 <A<0.40 g alınması önerilmektedir.

 Kaya Dümesi

Vadiler boyunca, dik yamaçlarda, kaya düme olasılıı bulunmaktadır.

 Yer Kayması

Yakın çevrede geni bir bölgede yer kayması (heyelan) riski bulunmaktadır. Bazalt örtüsü

altında gevek tutturulmu malzeme ve yamur sularının killi düzeyleri sıvılatırması

nedeniyle bölgede kademeli olarak gelimi yer kayması gözlenmektedir.

 Takın Alanları

MTA raporu’na göre, vadi yataı aynı zamanda takın alanıdır. Sellenme döneminde nehrin

yatak deitirmesi sonucunda takınlar geni bir alana yayılmaktadır. Takın alanın her iki

yanı 2-5 metre yüksekliinde toprak yarla sınırlanmıtır. Deiik kesimlerde taban suyunun

yükseklii nedeniyle bataklık ve sazlık olumutur. Yatak eiminin azaldıı yerlerde

menderesler, kopuk menderesler ve kum adacıkları olumutur. Nehir yataının takın alanı

olarak korunması gerekmektedir.

 Kentsel Gelime ve Sanayi çin Uygun Alanlar

Vadi zemin özellikleri açısından yerleime, konut geliimine; yapılamaya uygun deildir.

Kentin güneyinde, bazaltlarla, A Formasyonu dokanaında gözlenen kaya dümeleri ve

alanın tarım arazisi olması nedeniyle yerleime açılması uygun deildir.

 Kademeli olarak doudan batıya doru yükselen düzlükler, morfoloji ve toporafik eim ve

jeolojik özellikleri açısından kentleme ve sanayi yapılamasına uygundur.

Raporda, Kentin geliebilecei alanların bütünsel olarak incelenmesi, zeminin mühendislik

özellikleri, kaya dümesi, erozyon, takın alanları, toprak kayması gibi afet riskleri

aratırılmaksızın yerleime açılmaması önerilmektedir. Bu amaçla, kent ve yakın

çevresindeki potansiyel gelime alanlarını kapsayan, yerleim amaçlı jeolojik etüdler

yapılmaktadır.

3.1.5. Su Kaynakları Hidrolojik Yapı

3.1.6. Arazilerin Tarımsal Potansiyelleri

Tarım arazilerinin nitelik ve kullanım esaslarının belirlenmesi, korunması ve tarım dıı

amaçlarla kullanılması ile ilgili ilke ve esaslar 5403 sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı

Kanunu çerçevesinde plan kararları ile belirlenmektedir.

Toprak, toporafya özellikleri ile iklim koulları mevcut sulama durumu ve arazinin kullanma

biçimi de dikkate alınarak yapılan bu sınıflandırmaya göre araziler, tarımsal potansiyelleri

itibariyle 4 grupta toplamıtır.

Mutlak tarım arazileri ( Birinci Derece Önemli Tarım Arazileri)

Bitkisel üretimde; topraın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin kombinasyonu yöre

ortalamasında ürün alabilmesi için sınırlayıcı olmayan, toporafik sınırlamaları yok veya çok

az olan; ülkesel, bölgesel veya yerel önemi bulunan, halihazır tarımsal üretimde kullanılan

veya bu amaçla kullanıma elverili olan arazileri,

Kentili Arazi Varlıı ve 1/100.000 ölçekli Toprak Etüd Haritaları’ndaki birinci ve ikinci sınıf

topraklar, mutlak tarım arazisi olarak alınmıtır.

Özel Ürün Arazileri ( kinci Derece Önemli Tarım Arazileri)

Mutlak tarım arazileri dıında kalan, toprak ve toporafik sınırlamaları nedeniyle yöreye

adapte olmu bitki türlerinin tamamının tarımın yapılmadıı ancak özel bitkisel ürünlerin

yetitiricilii ile su ürünleri yetitiriciliinin ve avcılıın yapılabildii, ülkesel, bölgesel veya

yerel önemi bulunan arazileri,

Toprak etüt haritalarındaki üçüncü, dördüncü sınıf topraklar ikinci derece önemli tarım arazisi

olarak alınmıtır.

Dikili Tarım Arazileri ( Üçüncü Derece Önemli Tarım Arazileri)

Mutlak ve özel ürün arazileri dıında kalan ve üzerinde yöre ekolojisine uygun çok yıllık aaç,

aaçcık ve çalı formundaki bitkilerin tarımı yapılan, ülkesel, bölgesel veya yerel önemi

bulunan arazileri,

Toprak etüd haritalarında bahçe tarımı yapılan alanlar üçüncü derece önemli tarım arazisi

olarak alınmıtır.

Marjinal Tarım Arazisi (Dier Tarım Arazileri )

Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri ve dikili tarım arazileri dıında kalan, toprak ve

toporafik sınırlamalar nedeniyle üzerinde sadece geleneksel toprak ilemeli tarımın

yapıldıı arazileri,

Toprak etüd haritalarında üçüncü, dördüncü, beinci, altıncıve yedinci sınıf topraklar marjinal

tarım arazileri olarak alınmıtır.

3.1.7. Meralar

Mera arazileri 4342 sayılı Mera Kanunu’na göre korunması gereken arazilerden olup, kentsel

kullanıma tahsisi konusunda kısıtlamalar bulunmaktadır.

3.1.8. Tarımsal Sulama Projeleri

3.1.9. Aaçlıklar ve Aaçlandırma Projeleri

Orman Bölge Müdürlüü’nün verilerine göre planlama alanı içinde orman statüsünde alan

bulunmamaktadır. Alanda orman içi dinlenme yeri de yoktur. Milli Park tabiatı Koruma Alanı,

Tabiat Parkı gibi koruma statüsünde alan da bulunmamaktadır.

• Mevcut Aaçlıklar

Planlama alanında çeitli kurulularca aaçlandırma çalımaları yapılmıtır. Bunlar;

• Aaçlandırma Projeleri

Kentsel alanlar çevresinde yapılan aaçlandırma ve yeil kuak projelerinin, doanın kent

içine sokulması nedeniyle salıklı kentsel geliimeye katkısı bilinmektedir. Kentçevresinde

yeterli aaçlandırma yapılmamıtır. Ancak aaçlandırma giriimlerinin çoaldıı

görülmektedir.

3.1.10. Rekreatif Doal Kaynaklar ve Potansiyeller

Planlama alanında, çevresel ve rekreatif açıdan önemli olan doal kaynak ve potansiyeller

genelde suya dayalıdır. Vadi bu bakımdan önemli bir potansiyel oluturmaktadır. Baraj gölleri

ve göletler de rekreatif potansiyele sahip alanlardır. Planlama alanı step karakterli bir

corafyada doal orman sınırları dıında kalmaktadır.

Planlama alanında orman varlıının bulunmayıı, doal bitki örtüsünün ve biyoçeitliliin

zayıf olması, orman ve bitki örtüsüne dayalı rekreatif faaliyetleri kısıtlayıcı bir unsurdur. Bu

konuda aaçlandırma yolu ile bir potansiyel yaratma çabası bulunmaktadır.

Vadi’nin jeomorfolojik, toporafik yapısı, su kaynakları ve hidrojeolojik özellikleri, bitki örtüsü,

bugünkü kullanım biçimi, kentle olan ilikisi, altyapı gelitirme potansiyeli gibi açılardan bir

bütün olarak kavrayacak bir proje kapsamında deerlendirilmeye gereksinim bulunmaktadır.

3.2. KENTN MEKAN OLUUMUNU BELRLEYEN YAPAY EKLER

3.2.1. Tarihi Kültürel ve Mimari Çevre

nsan uygarlıının önemli kültürel miraslarından birisi olan KentKalesi, surları, yapısı,

salamlıı, yazıtları, kabartmaları ile öne çıkan anıtsal bir eserdir.

 Koruma Kararları

Koruma kurulları tarafından sit ve koruma alanı ilanı, tescil, geçi dönemi koullarına ilikin

kararlar alınmıtır.

Koruma Amaçlı mar Planı 1990 yılında yapılmı olup, stratejik kararlardan yoksun olması ve

uygulama araçlarının yetersizlii nedeniyle, bir fiziki uygulama aracı olarak kalmıtır.

Koruma Planı’nın yenilenmesi ve yerel kalkınma boyutlarını da kapsaması, Suriçi için

öngörülen kültürel miras yönetiminde yer alan kentsel iyiletirme ve ekonomik canlanma

bileenleri ile bütünletirilmesi gereklidir.

Son on yıl içerisinde yapılan bazı çalımalar da kültürel ve tarihi deerlerin korunması ve

yaatılması açısından yeterli olmamıtır.

3.2.2. Karayolu Kent çi Geçileri

karayolu balantıları kentiçi geçii ve Büyükehir Belediye sınırları içinde 2 veya 3 eritli

bölünmü yol niteliinde yapılmıtır. Ayrıca, kentiçi yolların birleme yerlerinde ve önemli

kentsel kullanılar için birçok kavak noktası olumutur.

Karayolu kentiçi geçilerinde, kavak ve servis yolu düzenlemeleri ile, kentle karayolu

ilikilerinin salıklı kurulması amaçlanmaktadır.

• Çevre Yolu Projesi

Karayolu kentiçi geçilerini yerleim alanları dıına taımak ve transit trafii kent dıına

yönlendirmek amacı ile iki çevre yolu projesi planlanmıtır. Karayolları tarafından

projelendirilmi olan çevre yollarına, önerilen çevre yollarının kentle ilikisi çevresel ve

ekonomik faktörler gözönüne alınarak alternatif güzergahlar önerilmitir.

3.2.3. Demiryolu Geçii

Demiryolu kentiçinden kuzey-batı-güney dou yönünde geçerek, aynı zamanda kentin

bölgelerini ayıran bir eik oluturmaktadır.

3.2.4. Havaalanı Uçu Koridorları ve Mania Planları

Havaalanı sivil uçulara da hizmet veren, yurtiçi uçulara açık olan bölgesel nitelikte bir hava

alanıdır.

KentHavaalanı Mania planlarında planlamada gözönüne alınması gereken uçu koridorları

ve mania kriterleri belirlenmitir.

KentHavaalanı Mania Planı

3.2.5. Askeri alanlar, Askeri Güvenlik Bölgeleri

Bu alanlarda 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu ve

düzenlemeleri geçerlidir.

Askeri alanlar, askeri amaçla kullanılan eik alanlardır. Askeri güvenlik bölgelerinde,

Genelkurmay’ın görüü çerçevesinde sınırlı kullanımlara izin verilmektedir.

3.2.6. Taıyıcı ve letken Hatlar

Kent elektirik enerjisi, Seyrantepe ana indirici merkezi ve merkez yerleme çevresinde

yapılmı olan ana indirici merkezlerden daıtım yapmaktadır. Kent içinde ikinci ve üçüncü

derece daıtım yapan indirici merkezler ve trafolarla OG-AG sisteme balanmaktadır.

Bu hatların çevresindeki kullanım ölçütleri yaklama sınırları ile geçi hakların ilikin

düzenlemelere planlarda uyulmalıdır.

3.2.7. Katı Atık Düzenli Depolama Alanları

Çöp aktarma istasyonu, çevre yolunun 5 km’sinde olup inaatı tamamlanmıtır.

MTA’nın jeolojik raporunda, sözkonusu alanın yerleim alanlarına yakın olduu ve akarsular

boyunca ileride gelitirilebilecek rekreasyon tesislerini olumsuz etkileyecei düüncesiyle 3

km güney dousunda alternatif bir alan önerilmitir.

Çevre Mevzuatı’na göre belirlenmi olan katı atık düzenli depolama alanlarının en az 1 km

çevresi yerleime açılamamaktadır.

3.3. EK ANALZNE GÖRE GELMEYE UYGUN ALANLAR

3.3.1. Mekansal Geliemenin Belirleyicisi Olarak Eik

KentNazım mar Planı Aratırma Raporunda, fiziki veriler ve doal kaynaklara dayalı eikler,

altyapının getirdii sınırlayıcılar ve yasal düzenlemelerle getirilmi olan kısıtlamalar ortaya

konulmutur.

• Eiklerin konu ve niteliklerine göre sınıflandırılması

a- Fiziki ve doal eikler :

Toporafya, jeolojik yapı, zemin durumu, afet riski olan alanlar gibi dorudan fiziki

corafyanın oluturduu, doal yapıdan kaynaklanan eiklerdir. Bu eikler;

aılamaz ya da yerleim maliyetini artırıcı niteliktedir.

b- Kaynak potansiyeline dayalı eikler :

Toprak kaynakları, tarım arazisi potansiyeli, tarımsal sulama alanları ve bitki

örtüsünün oluturduu eikler, doal yapıya dayalı olmakla birlikte, doal kaynak

potansiyelini ortaya koyan eikler olup, ekonomik faydalar, çevresel riskler ve

ekolojik nedenlerle korunması gereken alanları temsil etmektedir.

c- Altyapı Kısıtlamaları ve yasal düzenlemelerden kaynaklanan eikler :

Doal, tarihi ve kültürel deerlerin korunması amacı ile, yasal düzenlemelerle

güvence altına alınmı, sit, koruma alanları, su kaynaklarını koruma alanları yada

askeri alanlar, havaalanı mania planı, demiryolu ve çevreyolu gibi kullanım ve

altyapı sınırlayıcıları da eik oluturmaktadır. Bu eikler, ilgili yasal düzenlemelerde

yer alan ve kullanım ilke ve ölçütleri bu düzenlemelerde ortaya konan alanlardır.

• Eiklerin planlamada öncelik sıralaması

Eiklerin planlamada nasıl kullanılacaı ya da hangi eiklerin öncelik alacaı da planlamanın

önemli bir sorunsalıdır. Eik alanları planlamada öncelii bakımından sınıflandırıldıında, üç

tür eik tanımı yapılabilir.

a- Birinci derece önemli eikler:

Topografik ve jeolojik yapısı nedeniyle yerleim olanaı bulunmayan alanlar (yüksek eimli

alanlar, kaya dümesi, yer kayması, takın vb.) ile yasal düzenlemelerde yerleime

açılamayacaı belirlenmi alanlar (Birinci derece arkeolojik ve doal sitler, su kaynakları

koruma alanları, askeri yasaklı bölgeler vb.) aılamaz eikler olarak tanımlanabilir. Birinci

derece eikler,

– Eimi %40’dan fazla olan alanlar

– Yer kayması, kaya dümesi, takın riski olan alanlar

– Yerleim Amaçlı Jeolojik Etüt Raporu’na göre yerleime uygun olmayan alanlar

– Mutlak tarım alanları

– Sulama alanları (proje ve iletme halinde)

– Aaçlandırma Alanları

– Su kaynakları koruma alanları (mutlak ve kısa mesafeli)

– Birinci derece arkeolojik sit alanları

– Birinci derece doal sit alanları

– Askeri yasaklı bölgeler

– Mania planına göre yerleime açılamayacak alanlar

– Katı atık depolama alanlarının 1 km çevresi, tıbbi ve tehlikeli atık depolama

alanlarının 3 km çevresi

– Enerji nakil hattı, taıyıcı ve iletken boru hatları ile ilgili standartlara göre yapı

yapılamayacak alanlar

b- kinci derece eikler:

– Toporafya, jeolojik yapı gibi doal yapı açısından geliime açılması sorunlu, yerleime

açılması halinde yerleim maliyetlerini artırıcı faktörler nedeniyle öncelik almayacak alanlar,

– Yasal düzenlemelerde kısıtlı kullanımlara (yeil alan, rekreasyon vb.) ya da younluk

kontrolü ile yerleime açılabilecek alanlar,

– Seçenek bulunmaması halinde yerleime açılabilecek alanlar (düük tarımsal potansiyeli

olan alanlar) gibi eikler, ekonomik yarar, ekolojik denge açısından deerlendirilecek

gerekirse yerleime açılabilecek alanlardır. kinci derece eikler,

– Eimi %20-40 arasında eimli alanlar

– Özel ürün alanları, dikili tarım alanları

– Mera alanları

– Takın alanları ve yer altı suyu yüksek alanlar çeitli önlemlerle (takın önleme

projeleri, drenaj yolu ile taban suyu düzeninin azaltılması, vb.) yerleime uygun

hale getirilebilir.

– 2. derece, arkeolojik ve doal sit alanlarında, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma

Yasası ile KTVK Kurulu ilke kararlarında belirtilen kullanımlar, belirlenen kurallar

çerçevesinde yer alabilmektedir.

– Su kaynaklarını koruma alanları sınıflandırmasına göre, orta ve uzun mesafeli

koruma alanlarında yapılabilecek faaliyetler “Su Kirlilii Kontrol Yönetmelii” ile

DSK yönetmeliklerinde belirlenmitir.

c. Üçüncü derece eikler:

Kentsel kullanımında yasal düzenlemeler bakımından sakınca olmayan ancak yerleme

maliyeti çevre, ekolojik denge, ekonomik yarar, vb. açısından planlamada yerleime

açılabilecek alanlar olarak tanımlanabilir.

– Eimi %10-20 arasındaki alanlar

– Alüvyon vb. zayıf zeminler. Alüvyon dier birimlere göreli olarak zemin bakımından

zayıf olması nedeniyle, yapı maliyetini, afet riskini artırıcı bir unsurdur.

– Üçüncü derece arkeolojik ve doal sitler

– Kentsel sit alanları için özgün koullarına göre, koruma, canlandırma, ilevlendirme

gibi stratejiler gelitirilebilir.

– Marjinal tarım toprakları

Konu ve Öncelik Sıralamasına Göre Eikler

Birinci Derece Eikler kinci Derece Eikler Üçüncü

Derece Eikler

Topografik

Eikler

-Eimi %40+ alanlar -Eimi %20-40 alanlar

Jeolojik Yapı

ve Takın

-Yerleime uygun olmayan

alanlar

-Kaya dümesi, yer

kayması riski olan alanlar

-Önlem alınarak

yerleime açılabilecek alanlar

-Zemini alüvyon birimler

Toprak Kaynakları

-Tarımsal sulama alanları

mutlak tarım arazileri

-Meralar

Su Kaynakları

-Su kaynaklarını mutlak ve kısa mesafeli koruma alanları

-Su kaynakları orta mesafeli koruma alanları

-Su kaynakları uzun mesafeli koruma alanları

Bitki Örtüsü Aaçlık ve koruluklar Aaçlandırma yeil kuak projeleri Koruma Alanları

– 1. derece arkeolojik sitler

– 1. derece doal sitler

– Su kaynakları koruma

alanları

– Askeri alanlar

– Havaalanı mania planı

– 2. derece arkeolojik sitler

– 2. derece doal sitler

– Askeri güvenlik bölgeleri

– 3. derece arkeolojik sitler

– 3. derece doal sitler

– Kentsel sit alanları

Tablodaki öncelik sıralaması yasal düzenlemelerdeki deiimlere ve planlama ilke ve

politikalarına, gelime alanlarının büyüklük ve daılımına, planlamanın hedefleri ve alan

ihtiyacına göre deerlendirilebilir.

3.3.4. Eik Analizine Göre Gelimeye Uygun Alanlar

Yukarıdaki bölümlerde tanımlanan, sınıflandırılan, eiklere göre yapılan eik analizi paftaları

incelendiinde, Kentve çevresindeki alanların büyük bölümünün eik sınırlamalarının

etkisinde olduu ortaya çıkmaktadır.

Gelime alanlarının belirlenmesinde, yerleilebilir alanların büyüklük ve daılımının yanısıra,

bu alanların kent makroformunun bir parçası olarak bütünsellik içinde planlanmaya elverili

olması, mevcut ve planlı yerleim alanları ve altyapı ilikisi gibi birçok deikene göre

deerlendirme yapılmasını gerektirmektedir.

KentBüyükehir Belediye sınırları içinde eik sınırlamaları nedeniyle kentsel kullanımlara

açılabilecek alanların, çok sınırlı, küçük parçalardan olutuu, bütünlük ve süreklilikten

yoksun olduu görülmektedir.

Kentsel gelimenin, yerleim alanlarının gelisme potansiyelleri, dinamikleri, kentsel ve

bölgesel altyapı yatırımları vb. faktörler ile plan hedefleri ve alan ihtiyaçları göz önüne

alınarak, eik alanlarının önceliklerinin bu balamda deerlendirilmesini zorunlu hale

getirmektedir. Eiklerin önceliklerini yeniden deerlendiren bir yaklaımın yanısıra alt

bölgeler ölçeinde, ayrıntılı deerlendirmeler için çalımalar yapılmıtır. KentNazım mar

Planı kapsamında yapılan eik analizi çalımaları, iki düzeyde ele alınmıtır.

 KentBüyükehir Belediye sınırlarının tümünü kapsayacak biçimde, doal ve yapay eik

sentezi haritaları elde edilmitir. Sözkonusu çalıma, Büyükehir Belediyesi sınırları içindeki

alanların büyük bir bölümü, doal ve yapay eik sınırlaması altında olduunu göstermektedir.

Tarım alanları ve sulama projeleri en önemli sınırlayıcılar olarak ortaya çıkmaktadır.

 Büyükehir düzeyinde elde edilen sonuçlar da gözönüne alınarak kentin yapılı çevresinde

planlı yada gelime potansiyeli olabilecek alanlar için ayrıca daha ayrıntılı analizler

yapılmıtır. Bu kapsamda, kentin çeperinde, toplam 16 bölgede,24.350 hektar alanda analiz

yapılmı, eik bilgileri dıında, mülkiyet bilgileri, kamu arazisi varlıı, çevre düzeni planı

kararları, imar planlı alanlarda planların uygulanma durumu, onaylı mevzi planlar gibi

bilgilerde analize dahil edilerek alanın geliem potansiyeli ve sorunları harita ve tablolarda

gösterilmitir. Bu analizler, kentin gelime yönü ve makroform stratejilerinin belirlenmesinde

yol gösterici bir çalıma olarak görülmektedir.

Eik analizi çalımalarının sonuçları harita ve tablolar halinde ekte verilmektedir.