Blog Archives for category Felsefe ve Sosyoloji

denemeler

MONTAIGNE DENEMELER (Les Essais)

* 16. yüzyıl yazarlarından olan Michel de Montaigne 1580 yılında yayımlanan orjinal adı Les Essais olan eseridir. Michel de Montaigne döneminin insan üzerine düşünen ve humanist kültürün en önce gelen yazarlarından birisidir. Denemeler adlı kitabında hayatı ve insanı yakından ilgilendiren bir çok konu hakkında kısa kısa fikirler beyan ederek bunları gözlemleri ile güçlendirmeye çalışmaktadır. * Bu kitabı neden okumalıyız; Günlük yaşamımızda karşılaştığımız sorunlara pratik, basit ve gerçekçi çözümler bulmak, başkalarının ne söylediğine bakmadan kendimiz olmanın yollarını  görmek, mutluluğumuzun önündeki engellerin neler olduğunu anlamak için… Montaigne’nin felsefesinin özü insan… Devamını Oku »

David Hume, DİN ÜSTÜNE

                                        DİN ÜSTÜNE  Giriş: İskoçya doğumlu David Hume  , Din Üstüne adlı eserini Dinin Doğal  Tarihi ve Doğal Din Üstüne Söyleşiler şeklinde birbirini tamamlayan iki yapıttan meydana getirmiştir , aynı zamanda bu eser din felsefesi denilen şeyin başlangıcını oluşturduğu ileri sürülebilir.Din ve dinsel inançlar elbette daha önce incelenmiştir, ama felsefenin bir bölümü olarak sistematik ve eleştirili biçimde ele alınışı, Hume’dan çok eski tarihlere gitmez. Bu iki yapıttan ilki , Dinin… Devamını Oku »

Barakadan gecekonduya

Barakadan gecekonduya; Giriş: Kentsel gelişim süreçlerinde gecekonduların yerini hazırlayan nedenler nelerdir? Elbette gecekondulaşma belirli bir düzene karşı , yasal olmayan , bazı ekonomik çevrelerce istenen , politikacılar için seçim dönemlerinde kazanç kapısı olabilen , şehrin sosyo kültürel  yapısında  yeri  olmayan  olgulardır. Ama gerek ülke içinde gerçekleşen ekonomik , sosyal , kültürel, politik etkenlerle , gerekse dış ülkelerde değişen konjonktür yapıyla ‘itici ve çekici’ gücün harekete geçmesiyle gerçekleşen 3. Dünya Ülkeleri için neredeyse kaçınılmaz bir olgudur. Yazar  Tansı Şenyapılı’nın, “Barakadan” Gecekonduya, Ankara’da Kentsel Mekânın Dönüşümü: 1923–1960 adlı kitabında Modern… Devamını Oku »

Ütopya

Ütopya, aslında olmayan, tasarlanmış olan ideal toplum ve devlet şekli anlamı taşır. Fakat en geniş anlamıyla ütopya, ideal toplum düzeni yada fiziksel çevre kurmaya yönelik çabaların sonuçlarıdır. Bu doğrultudaki her tür düşünce ise ütopik olarak nitelendirilebilir. Bu bağlamda diyebiliriz ki formel olarak ütopya şeklinde ifade edilmemiş olsa da insanların istekleri ve özlemleri ütopya oluşumunu da beraberinde getirir. Bu nedenle ütopya insanların günlük hayatlarının daha değişik ve daha güzel yaşamaya yönelik düşüncelerin bir bütünü konumundadır. Buradan yola çıkarsak ütopyaların gelişmesi durumunda yeni bir toplum oluşturma, yeni bir yönetim şekli… Devamını Oku »

The Renaissance Period and Effects

The Renaissance Period and Effects   As a reaction, Italian humanists ignored the medieval view and revived the philosophy, art and architecture of the ancient world in 14th and 15th century. Scholastic philosophy had started a revival of some significant terms which was called ‘rebirth’ in the ancient Classical world. Moreover, there were two important characteristics in Greek thought: The preoccupation with the secular, not divine; secondly, the self-conscious awareness of the human and humans’ power.   In the Renaissance art, we should emphasize the painters and sculptors… Devamını Oku »

The History of Philosophy

The History of Philosophy   Vitruvius means the ideal human figure in a geometrical order. Also there is an important suggestion by Vitruvius about reaching the best result for an architect that being wary of that problem and besides the observations and resources which architect has; there must be an architect’s addition in terms of his or her judgment and sense of correctness.   In ancient design education, two kinds of training were given: Practical training and additional training in theory. According to Vitruvius there were some subjects… Devamını Oku »

Third World Urbanization

Third World Urbanization   To begin with, althoughAmericais a country that is well-developed there are also some problems like unemployment or educational problems occurring. On the other hand, inequality causes some similar problems in Asia, Africa andLatin America.   Chancing Perspectives on the Third World Urbanization: To compare the development processes ofAmericaand third world countries, whileAmericais being improved in an industrial way, the third world countries are being developed primitively. For example,New Delhiand Sao Paolo are some examples of this development. These types of cities are developing with… Devamını Oku »

THE TWENTIETH CENTURY

                        THE TWENTIETH CENTURY  The Reaction to Relativism in Philosophy:   For the first thing, the philosophers of 19th century fight with the consequences of the Enlightenment which supports the idea of rejecting the certain knowledge of the world. Like, Nietzsche and Kierkegaard, some of the philosophers consider relativism as an unavoidable reality. On the other hand some philosophers like Hegel battle on to find the other means by which definiteness in knowledge can be obtained. Additionally, in… Devamını Oku »

THE RENAISSANCE PERIOD AND EFFECTS

THE RENAISSANCE PERIOD AND EFFECTS   In 14th and 15th century, Italian humanists ignored the medieval view and revived the philosophy, art and architecture of the ancient world. Scholastic philosophy had started a revival of some important terms which was called ‘rebirth’ in the ancient Classical world. Moreover, there were two important characteristics in Greek thought: The preoccupation with the secular, not divine, The self-conscious awareness of the human and humans’ power. In the early Renaissance art, there were so essential artists for the revelation term. Giotto and… Devamını Oku »

DİYALEKTİK MATERYALİZM

DİYALEKTİK MATERYALİZM Hegel, felsefe tarihinin önemli filozoflarından birisi olmuştur. Hegel’in amacının felsefenin amacı ile örtüştüğü bilinmektedir. Hegel, felsefede olduğu gibi hiçbir şeyi dışlamaz, her şeyi düşünür ve tek yönlü konudan kaçınır. Hegel felsefesinde çelişkiler vardır ve bu çelişkilerin varlığın kendisi içinde çözüleceğine inanılır. Birçok çelişki nesnel yaşanır, sonlu olan hiçbir şey yoktur. Çelişkiler tinin ilerlemesi ile çözülür. Hegel’e göre modern kültür insanı, çelişki halindeki iki dünya arasında yaşamaya zorlar. Bir tarafta insanların ihtiyaçları yüzünden eli kolu bağlı bir halde yaşadığı bir dünya; diğer tarafta da düşünceleriyle, fikir ve… Devamını Oku »