İMAR PLANI DEĞİŞİKLİKLERİNDE DEĞER ARTIŞI

İmar Mevzuatı, İmar kanununda 14.02.2020 ‘de yapılan değişiklik, başka bir ifadeyle; kanuna eklenen bir madde ile (Ek Madde 8) “değer artış payı” adında yeni bir terim kazandı. Peki nedir bu değer artış payı? Yazımda değer artış payı hakkında bilgi, birikim ve düşüncelerimi aktarmaya çalışacağım.

     Yazımın giriş kısmında da belirttiğim üzere “değer artış payı” imar kanuna 14.02.2020  tarihinde eklenen madde ile karşımıza çıktı ve beraberinde bir çok belirsizliğine beraberinde getirdi ta ki  sonra 15 eylül 2020 tarihine kadar. 15.09.2020 tarihinde 31245 sayılı Resmi Gazetede  “İmar Planı Değişikliğine dair Değer Artış Payı Hakkında Yönetmelik” yayınlandı ve mevzuatımız yeni bir yönetmelik daha kazandı böylece, kanunda yapılan değişiklik sonrası oluşan belirsizlikler büyük ölçüde giderilmiş oldu.

İmar kanununda yapılan Ek 8. Maddede , daha öncesinde Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde yer alan benzer ifadeler pekiştirilmiş son parafında ise “Taşınmaz maliklerinin tamamının talebi üzerine ada bazında yapılacak imar planı değişikliği sonucunda değerinde artış olan arsanın artan değerinin tamamı değer artış payı olarak alınır. Değer artış payı bedelinin tespitinde 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen bedel tespit esasları gözetilir.” İfadesi eklenmiş “değer artış payı” hayatımızdaki yerini almıştır. Yaklaşık 7 aylık belirsizlikten sonra 15.09.2020 tarihinde “İmar Planı Değişikliğine dair Değer Artış Payı Hakkında Yönetmelik” yayımlanmıştır.

Değer Artış Payı Nedir?

Uygulama imar planı olan yerlerde, taşınmazın meri plan koşullarındaki değer tespiti ile plan değişikliği sonrası değer tespiti arasındaki fark olarak ifade edilmiştir. Yani birinci koşul değer artış payı olabilmesi için o yerde imar planı olması gerekmektedir. Daha sonra mevcut plan ile yapılan plan değişikliği arasında, plan değişikliği yapılan arazinin değerinde meydana gelen farkın tamamını ifade etmektedir.

İdare Tarafından Resen Yapılan Değişikliklerden Değer Artış Payı Alınır Mı?

Hayır. Yönetmeliğin 2. Maddesinde; …” taşınmaz maliklerinin tamamının talebi üzerine ilgili idarelerce yapılan plan değişikliği sonucunda meydana gelecek değer artışının…” denilmektedir. Bu kapsamda Değer Artışının günceme gelebilmesi için idareden plan değişikliği talep edilmesi gerekmektedir.

Hangi Türde Plan Değişikliklerinden Değer Artış Payı Alınır?

En az bin metrekare olan imar adalarında; (bin metrekarenin altıda ve ada oluşturmayan imar parsellerinde plan değişikliği yapılamaz.) nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini arttıran veya fonksiyon değişikliği getiren plan değişikliklerinde değer artış payı konusu gündeme gelmektedir.

Hangi Plan Değişikliklerinden Değer Artış Payı Alınmaz ?

Yönetmeliğin 7. Maddesinde detaylı sıralanmış olmakla birlikte en çok gündeme gelen plan değişiklileri 5. Maddede yer almaktadır; “(5) Yapı ve nüfus yoğunluğunu artırmamak, düzenleme ortaklık payı olarak ayrılan alanlardan azalmaya neden olmamak kaydı ile ada veya parsel bazında yol düzenlemelerine, cephe hattı düzeltmelerine, imar hattı düzenlemesine konu plan değişikliklerinden, değer artış payı alınmaz.”  Denilmektedir.

Değer Artış Payının Tespiti Nasıl Yapılır?

İdare en az iki yetkili gayrimenkul değerleme kuruluşuna mevcut imar planı ve plan değişikliği sonrası durum analizi ve değer farklarını içeren değerleme raporlarını yaptırır. (Değerleme rapor ücretleri imar planı değişikliği talep edenler tarafından karşılanır.)

Daha sonra idare bünyesinde bulunan veya oluşturulan kıymet taktir komisyonu iki değerleme raporu ile tespit edilen değer artış miktarlarının aritmetik değerinden az olmamak koşulu ile değer artış payını tespit eder.

Kıymet Taktir Komisyonu Kimlerden Oluşur?

“ilgili idarenin bünyesinde 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesi veya 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesi kapsamında görev yapmak koşuluyla; şehir plancısı, harita (geomatik mühendisi/jeodezi ve fotogrametri mühendisi) mühendisi, mimar, inşaat mühendisi ile arazi yönetimi, kentsel dönüşüm, taşınmaz mal/gayrimenkul geliştirme ve yönetimi ile değerleme konularında lisans/yüksek lisans veya doktora yapmış ya da 6362 sayılı Kanuna göre yetkilendirilen lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanlarından olmak üzere en az beş asıl ve 3 yedek üyeden oluşur. Belirtilen kapsamda yeterli personeli olmayan idareler, kıymet takdir komisyonunu lisans mezunu olan kişilerden oluşturur; bu durumdaki idareler, komisyonun en az iki üyesinin diğer kamu kurum ve kuruluşlarının bünyesinde bulunan yukarıda belirtilen nitelikleri haiz personelden temin edebilirler.” Denilerek komisyonda kilerin yer alabileceği belirtilmektedir.

Komisyonun görev süresi 2 yıldır.

Komisyon üyelerin tamamının katılımı ile yapılır. Kararlar Salt çoğunlukla alınır.

Değer Artış Payına Konu İmar Planı Değişikliklerinde Süreç Nasıl İşlemektedir?

Değer Artış Payı Tespit Süreci

İdareye sunulan plan değişikliklerinin Değer Artışına konu olduğunun tespiti halinde, İmar planlarının onaylandıktan sonra plan değişikliği askıya çıkarılmadan önce, değer artış payına ilişkin iş ve işlemlerin başlatılması için ilgili birime (Kıymet Takdir Komisyonu veya Komisyonun bağlı olduğu Birim) resmi yazı gönderilir.

Onaylana plan değişikliğine ilişkin değerleme raporu hazırlama bedeli, taşınmaz malikleri tarafından idarenin vereceği hesap numarasına yatırılır. Rapor hazırlama bedeli ödenmeden plan değişikliği askıya çıkarılmaz.

Plan değişikliği onaylandıktan ve Rapor hazırlama bedeli maliklerce ödendikten sonra, imar planı değişikliği askıya çıkarılmadan önce, plan değişikliğine konu alan sınırları içerisinde kalan parseller ile ilgili olarak idaresince; “Taşınmaz değer artışına tabidir. Taşınmazın ilk satışında, bağış, mal değişimi ve benzeri sınırlı ayni hak tesisi işleminde, değer artış payının ödenip ödenmediği şerhi koyduran ilgili idaresinden sorulur, değer artış payının ödendiğinin bildirilmesinin akabinde işlem yapılır ve değer artış payı ödenmedikçe satış yapılamaz, yapı ruhsatı verilemez.” şeklinde tapu kütüğüne şerh edilmesi, ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir.

Daha sonra imar planları kesinleştikten ve değer artış bedeli komisyonca tespit edildikten sonra oluşan değer artış payı miktarı ilk şerhe ek olarak idarece tapu müdürlüğüne tapu kütüğüne şerh edilmesi için bildirilir.

Son olarak, değer artış payı tutarının taşınmaz maliklerince en geç taşınmazın ilk satışında ya da yapı ruhsat aşamasında olmak üzere Bakanlık muhasebe birimi hesabına yatırılmasına müteakip ilgili şerhlerin tapu sicilinden terkini ödemeyi izleyen on gün içerisinde idarece ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir.

İmar planı değişikliğinden vazgeçilmesi veya plan değişikliği ile eski haline gelmesi durumunda işlem nasıl olur?

Değer artış payı tahsil edildikten sonra, yapı ruhsatı alınmadan önce imar planında yeniden değişiklik yapıldığı veya planın eski haline getirildiği durumlarda bu değişikliklerin kesinleşmesinden sonra, plan değişikliğinin yapılış gerekçeleri dikkate alınarak, değerinde azalış olduğunun tespiti halinde değer artış payı ödeme tarihinden itibaren idarece yapılan masraflar düşüldükten sonra kalan tutar, faizsiz olarak ilgilinin talebi üzerine, bir yıl içinde değer artış payı bedelinin aktarıldığı idareler tarafından iade edilir.

Yönetmelik hangi tarihten sonraki plan değişikliklerini kapsamaktadır?

İmar kanununda ek 8. Maddenin yürürlüğe girdiği tarih olan 20.02.2020 tarihinden önce belediye, İl Özel İdaresi, veya ilgili idareye resmi başvuru yapılarak kayıt numarası almış olan imar planı değişiklik taleplerine bu yönetmelik hükümlerinin uygulanmayacağı ifade edilmiştir.

İPOTEK

Taşınmaz rehin türüdür. Taşınmaz rehni, miktarı Türk parası ile gösterilen belli bir alacak için kurulabilir. Yurt içinde veya dışında faaliyette bulunan kredi kuruluşlarınca yabancı para üzerinden veya yabancı para ölçüsü ile verilen kredileri güvence altına almak için yabancı para üzerinden taşınmaz rehni kurulabilir. Buna ilişkin esaslar Cumhurbaşkanlığınca belirlenir. Ancak birden fazla para türü ile rehin kurulamaz.

İpoteğin Kurulması: Miktarı belirli olmayan veya değişebilen alacaklarda belli rehin derecesine yerleştirilir ve tescilden sonra alacak miktarında meydana gelecek değişmelere bakılmaksızın sırasını korur.

İpotekten Kurtarma: Değerini aşan bir borç için ipotek edilmiş olan bir taşınmazı edinen kimse, borçtan şahsen sorumlu değilse, icra takibine başlanmadan önce, satın alma bedelini ödeyerek taşınmazı ipotekten kurtarabilir. Taşınmazı karşılıksız olarak edinen kimsede, takdir edeceği bedeli ödeyerek bu hakkı kullanabilir. İpotekten kurtarma hakkı, alacaklılara altı ay önce yapılacak yazılı ihbarla kullanılabilir.

İpotekli taşınmazın devri: İpotekli taşınmazın devri, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, borçlunun sorumluluğunda ve güvencede bir değişiklik meydana getirmez. Yeni malik borcu yüklendiği takdirde alacaklı, kendisine başvurma hakkını saklı tuttuğunu bir yıl içinde yazılı olarak önceki borçluya bildirmezse, borçlu borcundan kurtulur.

TAŞINMAZ MÜLKİYETİNİN KISITLAMALARI

1- Devir Hakkının Kısıtlamaları:

a) Yasal Önalım Hakkı: Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler. Cebrî artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz. Önalım hakkından feragatin resmî şekilde yapılması ve tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir. Belirli bir satışta önalım hakkını kullanmaktan vazgeçme, yazılı şekle tâbidir ve satıştan önce veya sonra yapılabilir. Yapılan satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilir. Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve herhâlde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Önalım hakkı, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır.

b) Sözlemeden Doğan Önalım Hakkı: Tapu kütüğüne şerh edilen sözleşme nedeniyle önalım hakkı doğar. Şerhin verildiği tarihin üzerinden on yıl geçmekle sona erer.

2- Komşu Hakkı: Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. A. Kazı ve Yapılar: Malik, kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara, onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek ya da üzerlerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermekten kaçınmak zorundadır. Kazı ve yapılarda uyulması gerekli kurallar özel kanunlarla belirlenir.

B. Bitkiler: Komşunun arazisine taşarak zarar veren dal ve kökler, onun istemi üzerine uygun bir süre içinde kaldırılmazsa, komşu bu dal ve kökleri kesip kendi mülkiyetine geçirebilir. Ekilmiş veya üzerine yapı yapılmış arazisine dalların taşmasına katlanan komşu, bu dallarda yetişen meyveleri toplama hakkına sahip olur.

C. Doğal Olarak Akan Su: Taşınmaz maliki, üst taraftaki araziden kendi arazisine doğal olarak akan suların ve özellikle yağmur, kar ve tutulmamış kaynak sularının akışına katlanmak zorundadır. Komşulardan hiçbiri bu suların akışını diğerinin zararına değiştiremez. Üstteki arazi maliki, alt taraftaki taşınmaza gerekli olan suyu, ancak kendi taşınmazı için zorunlu olduğu ölçüde tutabilir.

Ç. Fazla Suyun Akıtılması: Bir arazinin suyu öteden beri alt taraftaki araziye doğal bir şekilde akmakta ise, alt taraftaki arazi maliki, üst taraftaki araziden fazla suyun boşaltılması sırasında da bu suları tazminat isteme hakkı olmaksızın kabul etmek zorundadır.

D. Mecra Geçirilmesi: Her taşınmaz maliki, uğrayacağı zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla, su yolu, kurutma kanalı, gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmesi olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür. Mecrayı geçirme hakkı, hak sahibinin istemi üzerine ve giderleri ödemesi koşuluyla tapu kütüğüne tescil edilir.

E. Geçit Hakları: Taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bir bedel karşılığında bir geçit hakkı tanınmasını komşularından isteyebilir. Bu hak, ilk önce kendisinden bu geçidin istenmesi önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana karşı kullanılır. Zorunlu geçit iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir. Doğrudan doğruya kanundan kaynaklanan geçit hakları, tapu kütüğüne tescil edilmeksizin doğar.

F. Sınırlıklar: Sınırlıklar üzerinde paylı mülkiyete ilişkin hükümler saklı kalmak üzere; her arazi maliki, taşınmazının sınırının çit veya duvar gibi sınırlıklarla çevrilmesi için yapılan giderleri karşılar

G. Katılma Yükümlülüğü: Her taşınmaz maliki, komşuluk hukukundan doğan yetkilerin kullanılması için gerekli işlere ve bunların giderlerine, kendi yararlanması oranında katılmakla yükümlüdür.

3. Başkasının Arazisine Girme Hakkı

A. Orman ve Mer’aya Girme: Yetkili makamlar tarafından bitki örtüsünü korumak amacıyla yasaklanmadıkça, herkes başkasının orman ve mer’asına girebilir ve oralarda yetişen yabanî meyve, mantar ve benzeri şeyleri, yerel âdetlerin izin verdiği ölçüde toplayıp alabilir.

B. Sürüklenen Şeyler ile Benzerlerinin Alınması: Su, rüzgâr, çığ veya diğer doğal güçlerin etkisiyle ya da rastlantı sonucunda başkasının arazisine sürüklenen veya düşen şeyler ile buraya giren büyük ve küçük baş hayvan, kanatlı hayvan ve balık gibi hayvanların hak sahipleri tarafından aranıp alınmasına, arazi maliki izin vermek zorundadır.

C. Zorunluluk Hâlinde: Bir kimse kendisini veya başkasını tehdit eden bir zararı veya o anda mevcut bir tehlikeyi ancak başkasının taşınmazına müdahale ile önleyebilecek ve bu zarar ya da tehlike taşınmaza müdahaleden doğacak zarardan önemli ölçüde büyük ise, malik buna katlanmak zorundadır.

4. Kamu Hukuku Kısıtlamaları

A. Genel olarak: Taşınmaz mülkiyeti hakkının kamu yararı için kısıtlanması, özellikle yapı, yangın, doğal afetler ve sağlıkla ilgili kolluk hizmetlerine; orman ve yollara, deniz ve göl kıyılarındaki ana ve tali yollara sınır işaretleri ve nirengi noktaları konulmasına; toprağın iyileştirilmesine veya bölünmesine, tarım topraklarının veya yapıya özgü arsaların birleştirilmesine; eski eserler, doğal güzellikler, manzaralar, seyirlik noktaları ve ender doğa anıtları ile içmeler, ılıcalar, maden ve kaynak sularının korunmasına ilişkin mülkiyet kısıtlamaları, özel kanun hükümlerine tâbidir.

B. Toprağın İyileştirilmesi: Su yollarını düzeltme, sulama, bataklık yerlerini kurutma, yol açma, orman yetiştirme, arazileri toplulaştırma gibi iyileştirme işleri, ancak ilgili maliklerin ortak girişimleriyle yapılabilecekse, arazinin yarısından fazlasına sahip bulunmak koşuluyla maliklerin üçte ikisinin bu yolda karar vermeleri gerekir. Diğer malikler de bu karara uymak zorundadır. Alınan karar, tapu kütüğünün beyanlar sütununda gösterilir.

MÜLKİYET TÜRLERİ

MÜLKİYET TÜRLERİ

1- Bağımsız Mülkiyet: Tek bir sahibi/maliki olan taşınmaz mülkiyetine bağımsız mülkiyet denir. Bu tür mülkiyetlerde tapu kütüğünde mülkiyet hanesinde malikin adı, soyadı ve baba adı sütününda  “tam” veya 1/1 şeklinde ifadeler yer almaktadır.

2-  Birlikte Mülkiyet: İki tür birlikte mülkiyet bulunmaktadır.

2.1- Paylı Mülkiyet (Ortak Mülkiyet): Taşınmaz üzerinde birden fazla malik bulunmaktadır. Payların miktarı tapuda belirlenmiştir. Belirlenmemişse paylar eşittir. Pay devredilebilir, rehin edilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir.

Paydaşların iradeleri dışında, paylı mülkiyet aşağıdaki durumlarda bütün paydaşlar için sona erebilir;

a. Taşınmazların kamulaştırılması,

b. İyi niyetli üçüncü kişinin paylı taşınmazı başlangıçta veya zamanaşımı ile edinmesi,

c. Paylı taşınmazın tamamının paydaşlardan birine veya bir üçüncü kişiye iradi olarak veya cebri icra yoluyla temliki,

d. Paylı taşınmazın yok olması,

e. Taşınmazın paylaşılması (taksimi),

2.2 – El Birliği Mülkiyeti (iştirak halinde Mülkiyet):  Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları yoktur. Ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir. Gerek yönetim gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir. Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz. Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır. Elbirliği mülkiyeti, malın devri, topluluğun dağılması veya paylı mülkiyete geçilmesiyle sona erer.

Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ve Uzman yardımcısı ile Konut Değerleme Uzmanı ve Uzman Yardımcısı Kimdir?

  • Gayrimenkul Değerleme Uzmanı: Asgari dört yıllık üniversite mezunu ve gayrimenkul değerleme alanında en az 3 yıllık tecrübesi olan ve SPK Gayrmenkul Değerlememe Lisansına sahip olan kişileri ifade eder.
  • Gayrimenkul Değerleme Uzman Yardımcısı: Gayrimenkul Değerleme uzmanı ile aynı niteliklere sahip sadece üç yıllık tecrübe şartını sağlayamayan kişilere denir.
  • Konut Değerleme Uzmanı: Gayrimenkul değerleme alanında min. 1 yıl tecrübesi ve Konut Değerleme Lisansına sahip kişileri ifade eder.
  • Konut Değerleme Uzman Yardımcısı: Konut Değerleme Lisansına sahip anca 1 yıllık tecrübe şartını sağlamayan kişilerdir.

İFRAZ ÇEŞİTLERİ

İfraz Çeşitleri;

  • İsteğe bağlı İfraz (Parselasyon):

Parsel maliklerilerinin arazi veya arsasının kendi istegi doğrultusunda parçalara ayrılmasıdır. Bu işlemin gerçekleşmesi için parselde hissesi bulunan maliklerin tamamının muvafakatının alınması gereklidir. İsteğe bağlı ifraz, ilgililerinin başvurusu ile ilgili belediyelerce yapılır.

İfraz sonucu oluşacak olan min. Ve max. parsel büyüklüğü veya cephesi gibi standartlar taşınmaz imar planı sınırları içerisinde kalıyor ve imar planlarında bir hüküm bulunuyorsa bu hükümlere göre, imar planı veya imar planlarında bu konuda herhangi bir hüküm bulunmuyor ise ilgili yönetmelikler çerçevesinde uygulanır.

  • Mahkeme Kararı ile ifraz

Mahkeme kararları ilede hükmen ifraz veya tevhid işlemleri mümkün olabilmektedir. Örneğin, birden fazla maliki bulunan taşınmaz için maliklerinin birinin açacağı dava sonucunda her bir malikin hissesi oranında parçalara ayrılmasına mahkeme hükmedebilir.

İFRAZ (AYIRMA) VE TEVHİD (BİRLEŞTİRME)

İFRAZ (AYIRMA)

İfraz, kelime anlamı olarak”bütünden parçalara ayırma, ayrılma” anlamında imar hukuku ve imar literatüründeki anlamı ise “arazinin bölünmes veya parsellenmesi” anlamında kullanılabilir.

Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün 1994/5 nolu genelgesinde ise ifraz, “ilgilisinin talebi üzerine, bir parselin imar yasasının 15 ve 16. Maddeleri uyarında iki yasa daha fazla parçalara bölümlenmesi” olarak tanımlanmıştır.

TEVHİD (BİRLEŞTİRME)

Tevhid, iki yada daha çok parselin tek parsel haline getirilmesi işlemi olarak tanımlanabilir.

Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün 1993/6 nolu genelgesinde ise”birbirine bitişik birden çok parselin bir parsel haline dönüştürülmesi” şeklinde tanımlanmaktadır.

İmar planlarında kamusal kullanım alanlarında kalan veya kamulaştırılacak yerlerin emlak vergileri

İmar planlarında kamusal kullanım alanlarında kalan veya kamulaştırılacak yerlerin emlak vergileri

 

İmar kanunun 10. Maddesinde imar planlarının yürürlüge girmesinden itibaren 3 ay içerisinde imar programlarının hazırlanması zorunlu tutulmuş ve hazıranan imar programı çerçevesindede kamusal kullanıma ayrılan, özel mülkiyete konu taşınmazların kamulaştırılması gerektiği öngörülmüştür.  Ayrıca İmar Kanunun 13. Maddesindede resmi yapı ve tesislere, okul, hastane, park vb. kamusal amaçlı kullanım kararı getirilen alanlara denk gelen yapılara ilave inşaat yapılmasına ve mevcut yapı var ise esaslı tadilat yapılmasına izin verilmeyeceği ve imar programı alınan alanlarda yapılaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödemesinin durdurulacağı ve kamulaştırmanın yapılması halinde emlak vergisinin kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödenmesi gerektiği belirtilmektedir.

 

Özetle imar programına alınan ve bu çerçevede kamulaştırması yapılacak olan taşınmazların kamulaştırma yapılıncaya kadar olan emlak vergilerinin kamulaştırmayı yapacak olan idare tarafından ödenmesi gerekmektedir.

MÜTEAHHİTLİK YETKİ BELGE NUMARASI

MÜTEAHHİTLİK YETKİ BELGE NUMARASI

01.01.2012 Tarihinde yürürlüğe giren “Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları ile Şantiye Şefleri ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmelik” gereğince ruhsata tabi olan büyün yapılar müteahhit sorumluluğunda yapılması ve müteahhitlerinde yetki belgesi alması zorunlu olmuştur.

Yönetmelik gereğince müteahhitlik yetki belge numarası Çevre ve Şehircilik Müdürlükleri tarafından verilmektedir. Yetki belge numarası almak için istenen belgeler Şahıs (gerçek kişi) yada Tüzel Kişi adına olarak kim adına alınacağına göre farklılık göstermektedir.

Gerçek Kişi (Tüzel Kişi) adına başvuruda bulunacaklardan istenen belgeler;

– Dilekçe

– Başvuru formu

– Güncel oda sicil kayıt sureti

– Vergi levhasının fotokopisi

Ayrıca belge için belirtilen ücretlerin yatırılmış olması gereklidir.

Tüzel kişi olarak başvuru yapacaklardan istenen belgeler;

– Dilekçe

– Başvuru formu

– Güncel oda sicil kayıt sureti

– Vergi levhasının fotokopisi

– Ticaret Sicil Gazetesi

– Ayrıca belge için belirtilen ücretin yatırılmış olması gereklidir

Not: Yukarıda belirtilen belgeler genel bilgi amaçlı olup en doğru ve eksiksiz bilgiyi Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden öğrenebilirisiniz.

 

 

YAPI RUHSAT SÜRECİ

YAPI

  • Karada ve suda,
  • daimi veya geçici,
  • resmi ve özel,
  • yeraltı ve yerüstü ,

İnşaatı ile bunların ;

  • ilave
  • değişiklik
  • Tamirlerini

İçine alan sabit ve hareketli tesislere yapı denir.

3194 sayılı İmar Kanunu kapsamına giren bütün yapılar için 27. maddede belirtilen istisna dışındaki bütün yapılar için yapı ruhsatı alınır.

Bir diğer önemli nokta yapı ruhsatı binaya değil bina yapılması düşünülen parsele verilir. Parselin bulunduğu imar adasına ait parselasyon planı yapılıp, bu planın belediye encümenince kabul edilmesinden ve akabinde tapu tescilinin gerçekleştirilmesinden sonra yapı ruhsatı verilmelidir.

YAPI RUHSAT SÜRECİ

Yapı sahibi veya  Vekili   >>>  Dilekçe, Aplikasyon krokisi, Tapu veya Tapu yerine geçen belge >>>  İdare, Belediye, Valilik

  • İdarece; İmar durum belgesi (2 iş günü)

Yol-kanal kotu tutanakları (5/3 iş günü)

Jeolojik -jeoteknik etüt  raporu (2 iş günü) içerisinde talep halinde ilgilisine verilir.

Tapu  kayıt örneği yerine geçen belgeler;  Kamu kuruluşlarınca verilmiş olan tahsis belgesi,   Mülkiyete dair kesinleşmiş mahkeme kararları,   Kesinleşmiş kamulaştırma kararları,

Yapı sahibi veya  vekilince bu belgeler esas alınarak; Ruhsat eki projeler hazırlatılır,  (Mimari, statik, elektrik, mekanik tesisat)       İdareye teslim edilir.

 

Ruhsat eki projeler  idareye teslim edilir. >> Teslim edilen projeler 15 gün içerisinde incelenir. >>  Eksik var ise ilgilisine yazılı olarak bildirilir. >> Eksiklikler giderilip tesliminden itibaren proje15 gün içerisinde tekrar incelenir. >> YAPI RUHSATI düzenlenir. (30 gün)

Ruhsat süreci